Son Yazılar

Entelektüeller nerede?
“Entelektüeller nerede?” sorusu etrafında şekillenen çağrılar, aydınları ya sömürgeci devlet aklına yedeklenmekle ya da süren bir savaşın nihayete erme ihtimali karşısında konforlu bir sessizliğe gömülmekle itham ediyor. Ancak bu tartışmanın kendisi, çözülmeye çalışılan krizin tam da merkezinde yer alan çok yapısal, köklü bir kör noktayı es geçiyor.

Dinle Beyaz Adam!
Silahlar yakılıyor, Beyaz Adam tutarlılık adına olsa bile mutlu olması gerekirken huzursuz oluyor. Çağdaşlık timsali olarak kendisini temsil ettiriyor. Ama sorunların silah yerine diyalogla çözülmesine dair iradeye burun kıvırarak çağın dışına çıkıyor. Çağın dışına çıkmayı, Kürdü eşit görmeye yeğliyor.

Bir adadan kaderi yeniden yazmak, yaşamı yeniden kurmak
Türkiye’nin sistem tarafından tarihsel olarak mülksüzleştirilen, ötelenen iki temel toplumsal dinamiği (Müslümanlar ve Kürtler) ile ilgili kritik düzenlemelerin yüksek bir meşruiyetle yasallaşması, çözümsüzlüğü bir hegomoni aracı haline getiren müesses nizam zihniyetine verilmiş en sert ve en demokratik cevaptır.

Çerçeve yasadan onarım fazına: Kürt meselesinde ilk adım
TBMM Genel Kurulu'nda 467 kabul, 87 ret ve 7 çekimser oyla kabul edilen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” elbette kendi başına bir çözüm değil. Ancak bunu genel bir çözüm için küçük, bundan sonra gelecek olan adım ve hamleler için büyük bir adım olarak tanımlamak yanlış olmayacaktır. Ya da başka bir deyişle, çözümün hukuki iskeletini oluşturmak adına atılmış olan tarihi bir adım olarak görmek gerekir.

Dağıtık otoriteler, egemen eko-sistemler ve devlet-dışı aktörlerin geleceği
Ortadoğu’daki yeni durumu ve bölgedeki değişen çoklu güç ilişkilerini anlamlandırmak için Anna Corsaro’nun “dağıtık otorite” ve “egemen eko-sistemler” kavramlarına başvurmak oldukça açıklayıcı bir çerçeve sunuyor.